Boşanma Davasında Aynı Evde Yaşamak Tek Başına Affetme Sayılmaz
- burak can kaymaz
- 2 gün önce
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 24 saat önce
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No
Karar No : 2024/8789: 2024/825
SAYISI : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi: 2021/1811 E., 2024/81 K.Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan öninceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadakibelgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı erkek dava dilekçesinde; kadının sürekli kavga çıkardığını, sadakatsiz olduğunu ve dilekçede belirtilen telefon hatlarının sahipleri iletelefon görüşmeleri olduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına hükmedilmesini talep vedava etmiştir.II. CEVAPDavalı kadın cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, erkeğin tarafların çocuk sahibi olmasını istemediğini, küfür vehakaret ettiğini, aşağıladığını, sadakatsiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen telefon numaralarının kadının akraba, arkadaş ve yakınlarına aitolduğunu iddia ederek tarafların boşanmalarına, kendisi yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ön inceleme duruşmasında aynı evde yaşamaya devam ettiklerinibeyan ettikleri ve birlikte yaşamaları sebebiyle birbirlerinin kusurlarını affettikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı erkek istinaf dilekçesinde tarafların aynı konutta ancak farklı odalarda kaldıklarını, davalının yabancı uyruklu olması sebebiyle kalacak yeriolmadığından aynı evde yaşadıklarını ve eşini affettiğinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleridoğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğinceesastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı erkek temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, tarafların yargılama devam ederken barışıp barışmadıkları, erkeğin kusurlarının affedilip affedilmediği ve bunun sonucu olarakkadının davasını ispatlayıp ispatlamadığı noktasında toplanmaktadır.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, 166ncı maddesinin birinci fıkrası.3. DeğerlendirmeSomut olayda; İlk Derece Mahkemesince tarafların ön inceleme duruşmasında aynı evde yaşamaya devam ettiklerini beyan ettikleri ve birlikteyaşamaları sebebiyle birbirlerinin kusurlarını affettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve davacı erkeğin karara karşı yaptığı istinafbaşvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir.Davacı erkek kanun yolu başvurularında, kadının yabancı uyruklu olması ve gidecek yerinin bulunmaması sebebiyle tarafların aynı evde ancakbaşka odalarda yaşadıklarını beyan etmiştir. Dosyanın tetkikinden, yargılama sürecinde tarafların farklı adresler bildirdiği, kadın eşe yapılantebligatların erkeğin adresinden farklı bir adrese yapıldığı, tarafların ön inceleme duruşmasında fiilen aynı evde kaldıklarını söyledikleri ancakbarıştıkları yönünde açık bir beyanda bulunmadıkları gibi, aynı duruşmada sulh olmayı kabul etmediklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.Tarafların fiilen aynı adreste yaşamaları tek başına barışıp birbirlerinin kusurlarını affetmiş olduklarının kabulü için yeterli olmayıp bu durumuntereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerekir. Davalı cevap layihasında barıştıklarını iddia etmemiş; aksine davacının kusurlarınıbildirerek boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda sadece aynı evde yaşamalarının barıştıkları şeklinde değerlendirilemeyeceğigözetilerek tarafların tüm delilleri değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADANKALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Özetle
Olay
Davacı erkek, eşinin:
sürekli kavga çıkardığını,
sadakatsiz olduğunu,
bazı telefon numaralarıyla şüpheli görüşmeler yaptığını
iddia ederek boşanma davası açıyor.
Davalı kadın ise:
erkeğin hakaret ettiğini,
aşağıladığını,
sadakatsiz olduğunu,
çocuk istemediğini
ileri sürüyor ve nafaka ile tazminat talep ediyor.
İlk Derece Mahkemesi Ne Dedi?
Mahkeme:
tarafların dava sırasında aynı evde yaşamaya devam ettiğini,
bunun “barışma ve affetme” anlamına geldiğini
kabul ederek boşanma davasını reddediyor.
Erkek Neye İtiraz Etti?
Davacı erkek:
aynı evde olsalar bile ayrı odalarda yaşadıklarını,
kadının yabancı uyruklu olduğu için kalacak yerinin olmadığını,
eşini affetmediğini
söylüyor.
Yargıtay Ne Dedi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önemli bir ilke ortaya koyuyor:
“Sadece aynı evde yaşamak, tek başına barışma veya affetme sayılmaz.”
Yani:
eşler ekonomik zorunluluk,
çocuk,
barınma sorunu,
mecburiyet
gibi nedenlerle aynı evde kalabilir.
Bu durum otomatik olarak:
“evlilik düzeldi”
“kusurlar affedildi” anlamına gelmez.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Yargıtay şunlara dikkat çekiyor:
Taraflar farklı adresler de bildirmiş.
Kadına yapılan bazı tebligatlar başka adrese gitmiş.
Duruşmada “barıştık” dememişler.
Hatta sulh olmayı kabul etmemişler.
Kadın da cevap dilekçesinde boşanma istemeye devam etmiş.
Bu nedenle:
sadece aynı evde yaşamaları,
affetme/barışma için yeterli delil sayılamaz.
Mahkemenin tüm delilleri değerlendirip esas hakkında karar vermesi gerekirken davayı reddetmesi yanlış bulunmuş.
Kararın Hukuki Önemi
Bu karar özellikle şu durumlar için emsal niteliğinde:
Boşanma davası sürerken aynı evde yaşamaya devam eden eşler
Ekonomik sebeple ayrı eve çıkamayan taraflar
Çocuk nedeniyle birlikte kalan eşler
Mecburen aynı konutta yaşayan ama fiilen ayrı hayat süren çiftler
Yargıtay diyor ki:
“Aynı ev = otomatik barışma değildir.”
Barışmanın ve affetmenin açık, net ve tereddütsüz şekilde ispatlanması gerekir.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No
Karar No : 2024/8789: 2024/825
SAYISI : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi: 2021/1811 E., 2024/81 K.Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan öninceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadakibelgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı erkek dava dilekçesinde; kadının sürekli kavga çıkardığını, sadakatsiz olduğunu ve dilekçede belirtilen telefon hatlarının sahipleri iletelefon görüşmeleri olduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına hükmedilmesini talep vedava etmiştir.II. CEVAPDavalı kadın cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, erkeğin tarafların çocuk sahibi olmasını istemediğini, küfür vehakaret ettiğini, aşağıladığını, sadakatsiz olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen telefon numaralarının kadının akraba, arkadaş ve yakınlarına aitolduğunu iddia ederek tarafların boşanmalarına, kendisi yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ön inceleme duruşmasında aynı evde yaşamaya devam ettiklerinibeyan ettikleri ve birlikte yaşamaları sebebiyle birbirlerinin kusurlarını affettikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı erkek istinaf dilekçesinde tarafların aynı konutta ancak farklı odalarda kaldıklarını, davalının yabancı uyruklu olması sebebiyle kalacak yeriolmadığından aynı evde yaşadıklarını ve eşini affettiğinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleridoğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğinceesastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı erkek temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, tarafların yargılama devam ederken barışıp barışmadıkları, erkeğin kusurlarının affedilip affedilmediği ve bunun sonucu olarakkadının davasını ispatlayıp ispatlamadığı noktasında toplanmaktadır.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, 166ncı maddesinin birinci fıkrası.3. DeğerlendirmeSomut olayda; İlk Derece Mahkemesince tarafların ön inceleme duruşmasında aynı evde yaşamaya devam ettiklerini beyan ettikleri ve birlikteyaşamaları sebebiyle birbirlerinin kusurlarını affettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve davacı erkeğin karara karşı yaptığı istinafbaşvurusu da Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir.Davacı erkek kanun yolu başvurularında, kadının yabancı uyruklu olması ve gidecek yerinin bulunmaması sebebiyle tarafların aynı evde ancakbaşka odalarda yaşadıklarını beyan etmiştir. Dosyanın tetkikinden, yargılama sürecinde tarafların farklı adresler bildirdiği, kadın eşe yapılantebligatların erkeğin adresinden farklı bir adrese yapıldığı, tarafların ön inceleme duruşmasında fiilen aynı evde kaldıklarını söyledikleri ancakbarıştıkları yönünde açık bir beyanda bulunmadıkları gibi, aynı duruşmada sulh olmayı kabul etmediklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.Tarafların fiilen aynı adreste yaşamaları tek başına barışıp birbirlerinin kusurlarını affetmiş olduklarının kabulü için yeterli olmayıp bu durumuntereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerekir. Davalı cevap layihasında barıştıklarını iddia etmemiş; aksine davacının kusurlarınıbildirerek boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda sadece aynı evde yaşamalarının barıştıkları şeklinde değerlendirilemeyeceğigözetilerek tarafların tüm delilleri değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADANKALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Özetle
Olay
Davacı erkek, eşinin:
sürekli kavga çıkardığını,
sadakatsiz olduğunu,
bazı telefon numaralarıyla şüpheli görüşmeler yaptığını
iddia ederek boşanma davası açıyor.
Davalı kadın ise:
erkeğin hakaret ettiğini,
aşağıladığını,
sadakatsiz olduğunu,
çocuk istemediğini
ileri sürüyor ve nafaka ile tazminat talep ediyor.
İlk Derece Mahkemesi Ne Dedi?
Mahkeme:
tarafların dava sırasında aynı evde yaşamaya devam ettiğini,
bunun “barışma ve affetme” anlamına geldiğini
kabul ederek boşanma davasını reddediyor.
Erkek Neye İtiraz Etti?
Davacı erkek:
aynı evde olsalar bile ayrı odalarda yaşadıklarını,
kadının yabancı uyruklu olduğu için kalacak yerinin olmadığını,
eşini affetmediğini
söylüyor.
Yargıtay Ne Dedi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önemli bir ilke ortaya koyuyor:
“Sadece aynı evde yaşamak, tek başına barışma veya affetme sayılmaz.”
Yani:
eşler ekonomik zorunluluk,
çocuk,
barınma sorunu,
mecburiyet
gibi nedenlerle aynı evde kalabilir.
Bu durum otomatik olarak:
“evlilik düzeldi”
“kusurlar affedildi” anlamına gelmez.
Yargıtay’ın Bozma Gerekçesi
Yargıtay şunlara dikkat çekiyor:
Taraflar farklı adresler de bildirmiş.
Kadına yapılan bazı tebligatlar başka adrese gitmiş.
Duruşmada “barıştık” dememişler.
Hatta sulh olmayı kabul etmemişler.
Kadın da cevap dilekçesinde boşanma istemeye devam etmiş.
Bu nedenle:
sadece aynı evde yaşamaları,
affetme/barışma için yeterli delil sayılamaz.
Mahkemenin tüm delilleri değerlendirip esas hakkında karar vermesi gerekirken davayı reddetmesi yanlış bulunmuş.
Kararın Hukuki Önemi
Bu karar özellikle şu durumlar için emsal niteliğinde:
Boşanma davası sürerken aynı evde yaşamaya devam eden eşler
Ekonomik sebeple ayrı eve çıkamayan taraflar
Çocuk nedeniyle birlikte kalan eşler
Mecburen aynı konutta yaşayan ama fiilen ayrı hayat süren çiftler
Yargıtay diyor ki:
“Aynı ev = otomatik barışma değildir.”
Barışmanın ve affetmenin açık, net ve tereddütsüz şekilde ispatlanması gerekir.




Yorumlar