top of page

İntifa hakkı satıştan sonra devam eder mi? Ortaklığın giderilmesinde, intifa hakkı taşınmaz üzerinde devam etmez; satış sonrası ilgili paya düşen bedel üzerinde sürer. |Elazığ Avukat

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5712 E. , 2024/323 K.


Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davada ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve 2016/13342 Esas, 2020/1394 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.


Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.


Mahkemenin kararı davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, 11 pafta 448 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.


II. CEVAP

1. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 1/16 payı ... ve 5/64 payı da ... adına kayıtlı iken İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu'nun 07.08.1974 tarih ve 974/305 sayılı kamu yararı kararı gereğince kamulaştırıldığı ve Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın askeri korugan alanında kalmakta olduğu ve söz konusu parsel hakkında Askeriyeden görüş alınmadan uygulama yapılamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.


2. Davalılar, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satış sureti ile izale edilmesini, bu satış sırasında 11.03.2013 tarihli davacılar tarafından yapılan intifa işleminin göz önüne alınmamasını ve MK md. 700 uyarınca işlem yapılmasını yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.


III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, dava konusu taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı, ivaz ilavesi suretiyle dahi taksiminin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 448 parsel No.lu 289,00 m2 yüzölçümlü tarla (korigon) nitelikli taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinin tapu kaydındaki hisse nispetinde tapu malikleri arasında pay edilmesine, tapu maliklerinden ...'nun payının dağıtımında Beyoğlu 59. Noterliğinin 02.07.2013 tarih, 622 yevmiye No.lu mirasçılık belgesinin, ...'nun payının dağıtımında Beyoğlu 59. Noterliğinin 02.07.2013 tarih 621 yevmiye No.lu mirasçılık belgesinin nazara alınmasına karar verilmiştir.


IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 23.02.2016 tarih ve 2015/500 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı- birleştirilen davada davalı, davalı- birleştirilen davada davacı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.



2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve 2016/13342 Esas, 2020/1394 Karar sayılı ilâmında; dava konusu 448 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında kamulaştırma şerhi bulunduğundan mahkemece kamulaştırmaya ilişkin belgeler getirtilerek, kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kamulaştırma işlemleri kesinleşmiş ise kamulaştırılan kısmın ifrazı için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi ve taşınmazın kalan kısmının ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşıldığından 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra kurulan bu intifa hakkı ile ilgili TMK'nın 700 üncü maddesi çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, taşınmazda pay sahibi olan davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf olduğu halde başvurma harcı ve peşin harç ile satış bedeli üzerinden alınacak binde 11,38 oranındaki harçtan taraflarla birlikte sorumlu tutulmasının doğru olmadığından, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda yükletilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tapu kaydındaki payları oranında yükletilmesinin doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.


B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu taşınmazda davacıların ve davalıların hissedar oldukları, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığı, bilirkişiler tarafından belirlenen özellik ve değerlerinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, Yargıtay bozma ilamında belirtilen kamulaştırma şerhlerine dair evrakların celp edildiği, güncel tapu kaydından istimlak şerhlerinin kaldırıldığı, intifa hakkı sahibi ...'nun intifa hakkının güncel tapu kaydında yer almadığı, davalı ...'nun hissesi üzerinde davalı ...'nun 21.10.2020 tarihli intifa hakkının yer aldığı, intifa hakkı sahibinin 15.09.2021 tarihli beyan dilekçesi ile intifa hakkından feragat etmeyerek taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü satılmasını talep ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, taşınmazdaki ortaklığın tüm takyidatları ile birlikte satış usulü ile giderilmesine, satış bedelinin tarafların tapudaki payları oranında kendilerine ödenmesine, tapu maliklerinden ...'nun payının dağıtımında Beyoğlu 59. Noterliğinin 02.07.2013 tarih 622 yevmiye nolu mirasçılık belgesinin, ...'nun payının dağıtımında Beyoğlu 59. Noterliğinin 02.07.2013 tarih 621 yevmiye nolu mirasçılık belgesinin nazara alınmasına karar verilmiştir.


V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.


B. Temyiz Nedenleri

1. Asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... ... vekili temyiz dilekçesinde; intifa hakkı göz önünde bulundurulmadan taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açacağını duyan bu yerin hissedarlarından ...'nun söz konusu yerin satışının isteği gibi olması amacı ile hemen harekete geçerek önce intifa hakkını kendi uhdesinde bırakarak 11.03.2013 tarihinde kuru mülkiyeti oğlu ...'ya devrettiğini daha sonrada ...'nun 17.04.2013 tarihinde İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/459 Esas sayılı dosyasından izaleyi şuyu davası açtığını, yapılan işlemin tamamen muvazzalı olup söz konusu yerin değerinin azaltılması için yapıldığını, somut olayda söz konusu intifa hakkının taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle süresi içerisinde dava açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ... lehine intifa, TMK'nın 700 üncü maddenin de yer aldığı 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra kurulduğundan bu maddenin uygulanması gerektiğini, ...'nun 21.10.2020 tarihli intifa hakkının izale kararı verilirken göz önüne alınmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.


2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının idari başvuru yollarını tüketmeden dava yoluna gitmesinin, ortaklığın giderilmesinin satış suretiyle yapıldığı takdirde taşınmazın muhammen bedelinin yarısı üzerinden satış ihalesine çıkarılacak olması nedeniyle Hazine zararı ortaya çıkabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.


C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.


2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,


2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698 inci maddesine göre; "Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir"


3. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.


4. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalar olup sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi; karar ve ilâm harcının ise dava konusu taşınmazın satış bedeli üzerinden hesap edilip taraflardan payları oranında tahsiline karar verilmesi gerekir.


5. İntifa hakkı 01.01.2002 tarihinden sonra kurulmuş ise, 4721 sayılı TMK'nın 700 üncü maddesi uyarınca “Bir paydaşın kendi payı üzerinde intifa hakkı kurması halinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa; satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı, buna ilişkin paya düşecek bedel üzerinde devam eder.”


6. Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.


7. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararını uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.


3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.



2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Mahkemenin, ilk kararda asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verdiği, hükmün ilgili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2016/13342 Esas, 2020/1394 Karar sayılı ilamıyla “....dava konusu taşınmaz üzerinde davalı Cihangir ... lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşıldığından 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra kurulan bu intifa hakkı ile ilgili TMK'nın 700 üncü maddesi çerçevesinde araştırma ve değerlendirme yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir hüküm kurulmaması doğru değildir...” gerekçesiyle hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır.


3. Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen son kararda, İstanbul Sarıyer, Uskumru Köyü, Yorgancı Çiftliği mevkii, 448 parsel, sayılı 289 m2 yüzölçümlü tarla (korigon) nitelikli taşınmazdaki ortaklığın üzerindeki tüm takyidatları ile birlikte satış usulü ile giderilmesine kararı verildiği görülmektedir.


4. Bozma ilamına uyulmasına dair karardan sonra davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur.


5. Bu sebeple dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan tüm takyidatları ile satışına karar verilmesi doğru değildir. 4721 sayılı TMK'nın 700 üncü maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydında bulunan intifa hakkından ari olarak satılmasına, intifa hakkının; taşınmazın satışından sonra davacı ...'nun payına düşecek bedel üzerinde devam etmesine karar verilmesi gerekirdi.


6. Mahkemece, uyma kararı verilen bozma ilamları doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde (usuli kazanılmış hak ihlal edilerek) sonuca gidilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.


VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda 1 inci bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,


Yukarıda 2, 3, 4, 5 ve 6 ıncı bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,


Peşin alınan temyiz harcının talebi halinde asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacılar ..., ... ve ... ...'ya iadesine


Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,


Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,


18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page