top of page

Çocukların Velayeti ve Velayetin Değiştirilmesi Davaları | Elazığ Boşanma Avukatı

Anne ve babaların boşanma sürecinde en çok yıprandığı konuların başında şüphesiz çocukların velayeti gelmektedir. Ancak bilinenin aksine, mahkemeler velayet kararını verirken tarafların ne istediğine veya boşanmadaki kusurlarına değil, tek bir temel ilkeye odaklanmaktadır. Çocuk ile ebeveynlerin çıkarları çatıştığında mahkemeler her zaman çocuğun zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişimini üstün tutarak karar vermektedir.

Hukuk sistemimizde bu kararlar verilirken oldukça sıkı kurallar uygulanmaktadır. İlk olarak hâkimlerin tek başlarına karar verme yetkisi bulunmamaktadır; mahkeme bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzman bir heyetin detaylı raporunu alma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu uzman heyetin her iki tarafın da evini, gelirini ve sosyal durumunu yerinde incelemesi gerekmektedir. Eğer sadece tek bir taraf dinlenerek eksik bir rapor hazırlanmışsa, Yargıtay bu kararları doğrudan bozmaktadır. Bir diğer önemli kural ise çocuğun bizzat dinlenmesi olarak öne çıkmaktadır. Kendini ifade edebilecek olgunluktaki idrak çağındaki çocukların velayet konusundaki tercihleri mahkemece bizzat veya uzmanlar aracılığıyla alınarak karara bağlanmaktadır.

Ayrıca çocukların alıştığı düzenin korunması ve varsa kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesi de titizlikle gözetilmektedir. Velayet hakkını elinde bulunduran ebeveynin, diğer tarafın çocukla görüşmesini engellemesi veya çocuğu diğer ebeveyne karşı manipüle etmesi ise velayetin değiştirilmesi için en ciddi gerekçelerden biri kabul edilmektedir.

Son olarak bilinmelidir ki velayet kararları hiçbir zaman ömür boyu kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Anne veya babanın yeniden evlenmesi, başka yere taşınması veya görevini ihmal etmesi gibi yeni ve haklı durumlar ortaya çıktığında, şartların değişmesi gerekçe gösterilerek velayetin değiştirilmesi davası her zaman yeniden açılabilmektedir.

Netice itibarıyla velayet hakkı, ebeveynlere tanınmış bir üstünlük veya imtiyaz değil; tamamen çocuğun geleceğini koruma altına almayı hedefleyen kutsal bir sorumluluktur. Şartlar her ne olursa olsun, bir çocuğun yüzündeki gülümseme ve huzurlu bir aile ortamında büyüme hakkı, anne ve babanın tüm çekişmelerinin her zaman üzerinde yer almaktadır.

 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page